25 Nisan 2009 Cumartesi

Denedi.. Olmadı..


Çok uğraştı Mourinho, Adriano'yu kazanmak için. Eski günlerin hatrına formsuz da olsa, koşamasa da hemen hemen her maç oynattı, ama olmadı... Direndi Adriano adam olmamak için ve başardı da... Aklımdaki soru bu Adriano'yu kimin alacağı?
(NOT:PES'de hala iyi oynuyor...)

23 Nisan 2009 Perşembe

22 Nisan 2009 Çarşamba

Cesur Yürek


White Hart Lane 'in yetenekli menejerine selam olsun

19 Nisan 2009 Pazar

Manchester United vs Everton


FA Cup yarı finali
Manchester United
12 Ben Foster, 5 Rio Ferdinand (c), 8 Anderson, 13 Ji-Sung Park, 15 Nemanja Vidic, 19 Danny Welbeck, 20 Fabio Da Silva, 21 Rafael Da Silva, 28 Darron Gibson, 32 Carlos Tevez, 41 Federico Macheda Subs 2 Gary Neville, 3 Patrice Evra, Dimitar Berbatov, 17 Nani, 18 Paul Scholes, 23 Jonny Evans, 29 Tomasz Kuszczak
Everton
24 Tim Howard, 2 Tony Hibbert, 3 Leighton Baines, 5 Joleon Lescott, 6 Phil Jagielka, 9 Louis Saha, 17 Tim Cahill, 18 Phil Neville (c), 20 Steven Pienaar, 21 Leon Osman, 25 Marouane Fellaini Subs 1 Carlo Nash, 4 Joseph Yobo, 8 Segundo Castillo, 14 James Vaughan, 15 Lars Jacobsen, 26 Jack Rodwell, 32 Dan Gosling



18 Nisan 2009 Cumartesi

caz potpori ve new york


benim icin bu tek cumle sudur:

"bir kitap okudum, hayatim degisti."

dalga gecmiyorum. okudugum kitap vivek chibber'in kitabi (locked-in place). hatta ilk okudugumda hakkinda bir entry de girmisim. surada olsa gerek: (bkz: #10446758).

.....

gazi iktisatta bir hoca yanina asistan alacakti. ankara universitesi ve odtu'de birkac hocaya sormus. her iki universiteden de benim adimi vermisler. gittim tanistim kendisiyle. ilgilendi de sagolsun. sonra olmadi. kadro acilmadi bir bucuk sene. kaynadi arada. aradim sordum bir gelisme yoktu. arayan soran da olmadi zaten.

sonra bu sefer hacettepe'den haber geldi. sormus sorusturmuslar, gene benim adim verilmis kendilerine. gorustum hocayla. sevdi beni. fakat sonra olmadi. not ortalamam tutmuyormus. bir de hacettepe ogrencisi olmak gerekiyormus.

odtu zaten olmuyordu, cunku rektorun hicbir yasal dayanagi olmamasina ragmen zorla yururluge soktugu "en fazla dokuz donemde mezun olma" sartini yerine getiremiyordum. siyaset bilimindeki bir hocam, "zifircigim" dedi, "biz seni almayi cok istiyoruz. fakat seni alsak bile rektor atamani yapmaz".

dort sene boyunca bilfiil arastirma gorevliligi yaptim odtu'de, kadrosuz. sorun iktisat bolumundeki ogrencilere. bilirler beni.

bir ara antalya'ya annenim babamin yanina mi gitsem diye dusundum. akdeniz universitesi'ndeki hocalar "burada yuksek lisansa basla kadro geldiginde seni aliriz" dedi. cesaret edemedim, odtu'den de kabul almistim. odtu'deki hocalarim odtu'de kalmam gerektigini soyluyordu, kalmayi tercih ettim.

ankara'da bulunan ozel universitelere gittim. gorusecegim hocalarin kitaplarini onceden okumus oluyordum zaten cogu zaman. satir satir cizmisim altini. not dusmusum. fakat ya kadro yoktu, ya da kadro ilani verdiklerinde alacaklari adam ve kadinlar belliydi. bir hoca "bu universitede calisilmaz" dedi. "bir gun okulu teftise gelir, kiligini begenmez. yarin bu cocuk burada olmayacak der" dedi. sacim uzundur, sakalim da vardir. ondan boyle dedi herhalde. sonra bir dekan, "sen iyisin" dedi. "ama universitenin sahibi bilmem kim beyin ozel ricasi var. bizim okuldan mezun su cocugu alacagiz. bir de bir kizcagiz var, suradan mezun olacak, doktorasini bitirmek uzere. ikincisi de o olacak. ama sana gelecek sene yuksek lisansini bitirip doktoraya basladiginda burs verelim. maalesef cok buyuk bir meblag degil, ayda iki yuz lira". eyvallah.

en son unye iktisadi ve idari bilimler fakultesi iktisat bolumune basvurmustum asistanlik icin. eski bir sosyal tesisi fakulte binasi yapmislar. binada bir yrd. doc. bey var, dekan yardimcisi. bir de dunyalar tatlisi bir kizcagiz vardi, doktora ogrencisi. hukuk derslerine oranin yerlisi bir avukat giriyormus. geri kalan butun derslerin yuku bu adamcagizla bu kadincagizin omuzlarinda. sagolsunlar onlar da cok ilgi gosterdiler. yemek ismarladilar. doktora ogrencisi olan arastirma gorevlisi hanimefendi "burasi benim odam sen de geldiginde su odaya yerlesirsin" dedi. sonra ne oldu? bir telefon geldi. hemen simdi ders anlatmaya baslayacak birilerini almalari gerekiyormus. ben odtu'de tezimi yaziyordum. beni almadilar.

.....

bu vivek chibber hindistanli bir hoca. bu okudugum kitabi ile epeyce saygin bir odul olan barrington moore odulunu almis. sonra odullere doymamis. ileride adini cok duyuracaga benziyor. etrafinda, danismanligini yaptigi on bes kadar doktora ogrencisi var. on, on bes sene icerisinde hepsi adini bir yerlerde duyurmus olacaktir.

ben bu adamin kitabini okuduktan sonra kitap hakkinda bir yazi yazdim. bu hocaya gonderdim. sanirim new york universitesi sosyoloji bolumune kabul edilen ilk turk benim. soylemis miydim? en son unye'ye basvurdumdu, olmadi. nyu'ya kismetmis.

.....

bu kadehi,

memlekette, universitede akli calisan kim varsa onu ya bizzat oldurmus, ya ona iskence etmis, ya onu sinir disi etmis, ya onu surmus, ya onun ekmegini elinden almis gelmis gecmis butun "bizim cocuklara", yani "saygin" nato pasalarina;

halkin sagligini, egitimini, sosyal guvencesini, gecimligini yerli yabanci sermayedarlara peskes cekmis ve cekmekte olan butun "saygin" siyasetcilere;

bilgiyi bir meta gibi alip satarak onun uzerinden kar elde etme pesinde kosan butun "saygin" mutesebbis isverenlere;

universiteleri, ogrencisini isgucu piyasalari icin vasifli ucuz isgucunu yeniden uretme fabrikalari haline getirmis, tek derdi yerlesik egemen fikriyati yeniden uretecek makalelerin ve bunlara atiflarin sayisini artirmak olan, ve mesaisini pasalarla, siyasetcilerle, isverenlerle birlik olup universite-sanayi isbirligi gibi kirli bir tezgaha adayan butun "saygin" akademisyenlere kaldiriyorum.

...

"bircok kitap okudum, hicbir sey olmadi. bir kitap okudum, hayatim degisti". iki cumle oldu, kusura bakmayasiniz.


*** bu ekşisözlükte zifir adlı yazarın yazısıdır. akademik falan filan yapmak isteyen blog yazarlarına ve okurlarına duyurumdur.

Devlerin Aşkı


Maradona


16 Mart 1872 Wanderers vs Royal Engineers

( Wonderers )

( Royal Engineers )

İlk FA Cup finali. Kenington Oval 'da oynanan karşılaşmayı 2000 kişi seyretmiş. Maç saat 15.05'te başlamış. Maçın skoru : Wonderers (1)- Royal Engineers (0) . Golü Wanderers için 15. dk da Betts atmış. Önemli bir not : Maçın 10.dk sında Royal Engineers'dan Cresweel'in köprücük kemiği kırılmış. Yedek oyuncu olmadığından Cresweel sahadan ayrılmayı reddetmiş ve 90 dakika oynamış.

Arsenal vs Chelsea


FA Cup yarı final karşılaşması
Kazanan takım £ 1,000,000
Kaybeden takım £ 500,000 ödül kazanacak.
Vakit ayırmaya değer.
Eşlik edecek materyaller : Bira , çerez , patates kızartması.

Dipnotlar: FA Cup dünyanın en eski futbol organizasyonu
İlk olarak 1872 yılında gerçekleştirilmiş
İlk final Wanderers ile Royal Engineers arasında oynanmış
Arsenal en son 2005 yılında , Chelsea en son 2000 yılında kupayı kazanmış

17 Nisan 2009 Cuma

Yalnız Adam...


Bazıları sevmez büyük antrenörü çok defansif oynattığından. Ben ise beğenirim kendilerini. Görevini çok iyi yapan bir hocadır, ama yalnızdır genelde.
Shakhtar Uefa'da yarı finalde. Bana göre de kupanın en büyük favorisi. İnşallah kupayı kazanırlar ve büyük antrenör bir büyük başarı daha elde etmiş olur...

16 Nisan 2009 Perşembe

Ian Harte






15 Nisan 2009 Çarşamba

4 Mayıs 2003 Arsenal vs Leeds United



Birden aklıma geldi bu maç. Yanlış hatırlamıyorsam NTV de seyretmiştim. Leeds prömiyer ligde kalırken , Arsenal şampiyonluğu kaçırdı. Kewell oralarda. İlk gol şaheser.

In The Tabela


4-4 ü gördü tabela. Vize haftasında çalışmalara ara verip , nefes alma hakkımı böyle kullandım. Fakat soluksuz kaldım. Saldıracak bir Liverpool görmek umuduyla geçtim televizyon karşısına. Gerrard almış gazetesini gelmiş stada. Maçı anlatmayacağım. Zor çünkü. Şunu belirtmek isterim : İşler Chelsea adına kötü giderken Hiddink'in Kalou'yu (Spikere göre Malouda! ) 36. dk da çıkartıp Anelka' yı oyuna alması bence süper bi hamleydi. Hiddink football manager oynuyor gibiydi. Alex ( DC) duran topu kaleye ışınladı! Mahalle futbolu tabiriyle : abandı . Yerimden fırladım. Lev Yashin tanıktır . Sıkıldığınız zaman bu maçı tekrar seyredip neşelenebilirsiniz. Liverpool lige odaklanacak. Amansız olacaklardır.

14 Nisan 2009 Salı

Futbolumuzun Hali Pür Melali

Sıkıntılı bir süreç içerisindeyiz yine, yeniden. Bir türlü içinden çıkamadığımız kısır döngümüzün içinde boğulmak üzereyiz. Artık kabak tadı veriyor. Sebepsiz savaşlar, temelsiz renk kavgaları... Olmayan, oynanamayan, becerilemeyen bir oyun üzerine yeteneksiz restleşmeler. Şampiyonluk tekellerinin güç kaybetmeleri, salya sümük basiretsiz açıklamalar... Hani günün en karanlık vakti şafaktan bir önceki andır derler ya, biz o karanlık günlerden 2000' de Kopenhag'da çıktık, şafağı bir an için gördük sanmıştık ama olmadı, olmuyor ne yazıkki. Biz o şafağı göremeyiz arkadaşlar. Dünya şampiyonu da olsak, şampiyonlar şampiyonu da olsak, takımlarımıza Tsubasa'yı da transfer etsek yine yapamayız. Faili meçhulleriyle, hortumlanan bankalarıyla, dağılan aileleriyle, seviyesiz sabah programlarıyla, hergün her yerde her nedenle yaşanabilen çatışmalarıyla, baskısıyla, polis copuyla, biber gazıyla ve daha bir çoğuyla bitmek tükenmek bilmeyecek bu listenin dayattığı kültürün içinde varolan insanların yarattığı, izlediği, oynadığı futboldan çok daha başka bir sonuç çıkmasını beklemek fazlasıyla iyimser, fazlasıyla elitist bir tavır olur kanımca. O yüzden; bir yumruk ya da bir küfür ya da neyse artık bütün bunları, yani tüm olanları açıklamaya yeter mi? Bence yetmez.

12 Nisan 2009 Pazar

Seratonin

Kimse yazmamış ben yazayım. Başkası yazana kadar blog pause modunda... Stopa alması an meselesi gibi...

8 Nisan 2009 Çarşamba

Ronaldo'nun Kafası


Her ilköğretim okulunun olduğu gibi bizimde meşhur bir din kültürü ve ahlak bilgisi dersi hocamız vardı. Bizim hocanın meşhurluğu dayak atmayı sevmesinden ve bu konudaki yaratıcılığından gelirdi. Bir keresinde hocamın deyimiyle eşek traşı olduğum için dayak yemiştim. Bizim zamanımızda altları pislenmesin diye eşeklere bu traşı yaparlardı diye bilmiş bilmiş konuşmuştu. Sonu çekilen favorilerim oldu tabi artık eline ne kadar geldiyse.

Ronaldo'ya baktım eşek traşı olmuştu. Turan hocam ne yaptı bilmem ama bu geceki skordan sonra sir alex'in ronaldo'yu bir güzel haşladığına eminim. Turan hocam adam olan böyle traş olmaz derdi. Turan hocam aslında bataktan başka birşey bilmezdi...

Man Utd 2-2 Porto
Villareal 1-1 Arsenal

iyi uykular

3 Nisan 2009 Cuma

Changeling

2 saat 20 dakika zamanınız varsa, saate bakmadan film izlemeyi unutmuşsanız, deneyin.