Premier League etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Premier League etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Nisan 2009 Çarşamba

4 Mayıs 2003 Arsenal vs Leeds United



Birden aklıma geldi bu maç. Yanlış hatırlamıyorsam NTV de seyretmiştim. Leeds prömiyer ligde kalırken , Arsenal şampiyonluğu kaçırdı. Kewell oralarda. İlk gol şaheser.

26 Mart 2009 Perşembe

Hayret..

Adebayor ve Clichy.. Milan'ın transfer listesindeki iki oyuncu, hem de baya ciddi olarak düşündükleri futbolcular. Arsene Wenger'in bu oyuncuları, hem de ikisini birden bırakacağını sanmıyorum. Gerçi özellikle Adebayor için kesenin ağzı açılmış. Beni burada şaşırtan Arsenal'li futbolcuların yaşları. Milan herkesin bildiği gibi yaşlı oyuncuları seven ve transfer eden bir takım. Belki de bu yüzden inandırıcı gelmedi bana bu transfer haberi..

23 Mart 2009 Pazartesi

Anelka

İngiliz gazetelerinde Chelsea' nın şampiyonluk mücadelesinde yara almasının sebebi Tottenham' a kaybedilen puanlar değil Anelka' nın 3 hafta sahalardan uzak kalması olarak gösteriliyor. İşte böyle bir adam Anelka İngiltere' de şampiyonluğu etkileyen cinsten... Matematik profesörü tipli Domenech' te onun yerine kadroya Horarau' yu çağırmış. Bitiksin Domenech kabul et artık şunu.

22 Mart 2009 Pazar

Dedikodu..

İngiliz gazetelerinin yalancısıyım. Liverpool Villa+Silva+Barry için 100 milyon £'yu gözden çıkarmış. Valencia'nın durumu çok kötü, bu yüzden Villa ve Silva'yı verebilirler. Aston Villa kaptanını verir mi bilmiyorum. Ancak Liverpool bu üç ismi alırsa onları kim durdurur bilemem..

19 Mart 2009 Perşembe

Yok Artık!!

Herkese sulanan Real Madrid, kaptan için 85 milyon £'yu gözden çıkarmış.
Umarım gerçek değildir. Gerçi kaptan Real Madrid' e gitmez diye tahmin ediyorum. (ama yine de çok iyi para)

Rafa

Liverpool, Rafa' yla sözleşme imzalamış. 2014 yılına kadar 20 milyon £+daha fazlası.. Hayırlı olsun ne diyelim. Böylece, Real Madrid'in başına kim geçecek tartışmalarında bir aday daha elenmiş oldu. Bunun üzerine Real Madrid boş durmaz tabii ki, Liverpool'dan başka birine salça olmuş. O da yukarıda...

16 Mart 2009 Pazartesi

Rosicky..

14 aydır nerdesin be abi!!
(Tomas Rosicky.. üzülerek söylüyorum tekrar sakatlanmış)

Lucas Leiva



20li yaşlardasınız ve Old Trafford'ta, Liverpool ilk 11'inde maça başlıyorsunuz. Önlibero oynayıp maç boyu 4 hatalı pas yapıyorsunuz. Bunun adı olsa olsa yıldız olur. Liverpool-Man Utd maçında toplam 52 tane hatalı pas olmuş. Bizde bir ortasaha futbolcusu en az 20 hatalı pasla oynuyor. Sonra iyi mücadele ettik falan... Onun adına kör dövüşü derler buna ise futbol.

Lucas'a gelince hani sahada basmadık yer bırakmadı derler ya aynen öyle. Gerrard' ın bu kadar rahat ve iyi oynamasında aslan payı Mascherano-Lucas veya Mascherano-Xabi alonso ikilisinde.

14 Mart 2009 Cumartesi

Liverpool 4 Again


Şampiyonlar liginde rakiplerini sürklese eden iki takım karşılaştı Premier ligde. Kaptan bu kadar istekli bu kadar formdayken ve Torres her pozisyonu ısırırken karşılarında Man Utd bile dayanamayacağını gösterdiler. Liverpool biraz Fenerbahçe gibi maç seçiyor sanırım bu sezon. Derbilerde veya kazanması zor gözüken maçlarda ayrı M'boro gibi takımlara karşı oynarken ayrı oynuyorlar. Bunun sebebi bence tam olarak maç seçmek değil. Büyük takımlar kendi futbollarını oynamaya çalışırken rakiplerinin yıldızlarına çok özel önlemler almıyorlar. (bkz: adam markajı) Birebir markaj altında kalmayan Torres veya Gerrard gibi oyuncular maçı kopartıyor. Küçük takımlar ise önce oynatmamaya yönelik oynadıklarından süper yıldızların süper futbol oynamalarını engelliyorlar yeri geliyor üstüste 2-3 tekmeyle bütün maçı bitiriyorlar. Peki Liverpool büyük takım değil mi? Tabii ki büyük takım fakat oyun olarak küçük takım gibi oynuyor. Yani çok kaliteli futbolcularla gerektiğinde adam markajı gerektiğinde alan savunması ve gerektiğinde tam saha şok pres yaparak. Küçüklerden farkları bu oyunu her noktada her an başarılı biçimde yapabilmeleri. Peki Liverpool bu kadar mükemmelse neden kaybediyor ? O noktada da bir teorim var. Çivi çiviyi söküyor. Oyun planı açısından.

13 Mart 2009 Cuma

Rooney


Biz de seni uslandın sanmıştık.

Skibbe ve Benitez


Skibbe, Galatasaray'a 5 gol attıktan sonra gelmişti. Bu mantıkla bir sonraki teknik direktörünün Erhan Altın olması gerekirken onun yerine Bülent Korkmaz' ı getirdiler ve şimdiye kadar kendisi gayet başarılı. Ama konu Benitez. Takımı, Real Madrid'e 4 gol attıktan sonra onun hakkında Real Madrid'e gidecek söylentileri ayyuka çıkmış. Bu sezon sözleşmesi biten hocanın kaderi haftasonu belli olacak gibi. Söylediklerine göz atarsak;

"People who see me leaving for Madrid are wrong. I have a contract with Liverpool, I owe Liverpool and I am only thinking about Liverpool. I am happy here and there is a project under way. I have been here for five years and [if I was to stay] from now on things would be easier."

demiş fakat teklif Real Madrid'den geldikten sonra hayır diyebileceğini zannetmiyorum. Zaten bu konuşması, birazda anadolu takımından büyüklere transfer olmak üzere olan gariban futbolcu psikolojisinde bir konuşma. İlk cümlede kendini ele vermiş.

12 Mart 2009 Perşembe

SIR..

Bazı antrenörler vardır takıma hiç bir katkı yapmazlar. Bazı antrönerler ise karizmalarıyla, bilgileriyle,başarılarıyla yıllarca konuşulur. Hatta bazıları vardır ki çalıştırdıkları
takımların bile önüne geçerler. Anlatacağım yüce insan da böyle bir antrenör..
Resimden belki çıkaramadınız. Açıkcası bende bilmesem tanımazdım heralde. 1941 yılında İskoçya' da doğmuş ve yaklaşık 16 sene İskoçya' da bir kaç takımda oynamış.
Görmesek de futbolculuk kariyerinin fena olmadığı söyleniyor. Çok goller atmış gençken. Teknik direktörlük hayatı da 1974 yılında başlamış. 1986 yılına kadar da İskoçya' da çeşitli takımlar çalıştırmış.
Bu yıldan sonra evine gelmiş. İngiltere 'ye, kırmızı şeytanların başına. Artık anlamışsınızdır kimden bahsettiğimi. SIR ALEX FERGUSON.. Ferguson'un ve kırmızı şeytanların başarılarından, kazandıkları kupalardan bahsetmeyeceğim. Gerektiğinde takımın en önemli oyuncusunun kafasına krampon fırlatmaktan çekinmeyecek kadar büyük bir adamdır kendisi (bknz.david beckham). O kadar büyük adamdır ki SIR lakabını almıştır İngiltere'de. Yıllardır maçlarda çiğnediği sakızın markası aynı mıdır acaba diye düşünen hayranları olan biri..
Bunları neden anlattığımı söyleyeyim hemen. Dün, Manchester United-İnter maçı vardı ve kırmızı şeytanlar kazanarak çeyrek finale yükseldiler. Çok iyi oynamadılar hatta zaman zaman kalelerinde pozisyonlarda gördüler. Ama genelde olduğu gibi Old Trafford' da kazanarak tur atlamayı bildiler. Benim dikkatimi çeken Ferguson' un maçtan sonraki basın toplantısı oldu. Gayet ciddi bir şekilde, sanki kazandıklarına sevinmemiş derecede takımını eleştirdi ve oynadıkları oyundan memnun olmadığını söyledi. Çeyrek finale yükselmiş, İnter gibi bir takımı gol dahi yemeden elemiş bir takımın antrenörü.
Daha fazla bir şey söylemeye gerek yok diye düşünüyorum..
Büyüksün SIR...

10 Mart 2009 Salı

Jose Mourinho Old Trafford ' a ?


Küfürbaz şövalye emekli olduktan sonra Man Utd'nin başına geçecek isimler arasında Jose Mourinho. Arsenal efsanesi Ian Wright'ın The Sun'daki söylemine göre Mourinho bu iş için uygun isim değil. Wright'a göre , Mourinho'nun kendi imparatorluğunu yaratabileceği örneğin Manchester City gibi bir takıma gitmesi daha uygun. Mourinho'nun şüphesiz çok iyi bir teknik direktör olduğunu söyleyen Ian Wright , Man Utd taraftarlarının Portekizlinin Old Trafford'da oturmasından pek de hoşlanmayacağını dile getirmiş.
Alex Ferguson'dan sonra rüyaların tiyatrosunun yönetmeni kim olsa ayakları titrer. Ferguson, sahip olduğu her kadrodan en fazla verimi alabilen bir teknik direktör. Ama artık sakız çiğnemekten sıkıldı. Son bir görevi var : bu sene bütün kupaları almak. Carling Cup'ı aldılar. "Premier League" de hedefe çok yakınlar. Şampiyonlar ligi de bu görevin içinde elbette. Bugüne kadar Ferguson ile Mourinho 13 kere karşılaşmışlar. Ferguson'un sadece 1 galibiyeti var. Hedefe ulaşmak için bu sayıyı "2" yapmak zorunda.